Futbol, bazen en basit hataların en büyük zaferlere dönüştüğü bir tuvaldir. Eskişehirspor’un evinde Nazilli Spor A.Ş. karşısında aldığı 2-0’lık net galibiyet, skorbordda yazan rahatlığın ötesinde, hem umut veren detayları hem de üzerinde düşünülmesi gereken noktaları barındırıyordu. İzmir’deki puan kaybının ardından taraftarının önüne çıkan bir takım için bu galibiyet, sadece üç puan değil, aynı zamanda yeniden kazanılan bir özgüvenin sembolüydü.
Maçın henüz 5. dakikasında İsmail Kulet’in attığı gol, adeta bir planın erken meyvesiydi. Nazilli savunmasının hücuma çıkarken yaptığı basit hata, Eskişehirspor’un ön alan presinin ne denli etkili olabileceğinin ilk göstergesiydi. Akın Akman’ın şutunda kaleciden seken topu tamamlayan İsmail, sadece skor perdesini açmakla kalmadı, aynı zamanda geçen haftaki mağlubiyetin üzerindeki kara bulutları dağıtan ilk “şimşek” oldu. Bu gol, takımın üzerindeki baskıyı erken bir dakikada kaldırarak, daha rahat bir oyun sergilemelerinin önünü açtı. İsmail Kulet’in sezonun ilk golünü atması da hem oyuncu hem de takım için ekstra motivasyon kaynağıydı.
İlk yarının kalanında Eskişehirspor, golü bulmanın rahatlığıyla oyunu kontrol altında tutmaya çalışsa da, farkı artıracak net pozisyonları cömertçe harcadı. Mehmet Fuat Gölbaşı’nın yakaladığı fırsatlar ve Tayfun Tatlı’nın kaleciyle karşı karşıya kaldığı anlar, maçın çok daha erken kilitlenebileceğini gösterdi. Ancak futbolda bazen rakip kaleci o gün ‘iyi’ değildir, ‘devleşir’. Nazilli kalecisi Mert Pala’nın kurtarışları, takımını devrede tutarak Eskişehirspor’un farkı açmasını engelledi. Bu, aynı zamanda, geçen haftaki Çoruhlu maçında gol yollarındaki bitiricilik sorunumuzun hala tamamen çözülmediğinin de bir işaretiydi.
İkinci yarıya da benzer bir istekle başlayan Eskişehirspor, 57. dakikada Tayfun Tatlı’nın golüyle farkı 2’ye çıkardı. Bu gol de tıpkı ilki gibi, Nazilli savunmasının hücuma çıkarken yaptığı bir hatanın ürünüydü. İsmail Kulet’in asistinde düzgün bir vuruşla topu ağlara gönderen Tayfun, bu sezonki ikinci lig golünü atarak ne denli formda olduğunu bir kez daha kanıtladı. Bu gol, maçın fişini çeken ve kalan süreyi Eskişehirspor adına daha rahat hale getiren kritik bir andı.
Nazilli Spor A.Ş.’nin oyun yapısı, özellikle hücumdan çıkarken yaptıkları basit top kayıpları, bu mağlubiyetteki en büyük paylarından biriydi. Her iki gol de bu tür hatalardan doğdu ve futbolun acımasız kuralını hatırlattı: Rakibinize fırsat verirseniz, bedelini ödersiniz.
Teknik direktör Serdar Göçerler’in kadro tercihleri ve maç içindeki hamleleri, bu galibiyette önemli rol oynadı. Özellikle İsmail Kulet ve Tayfun Tatlı’nın golcü performansları, takımın gol yükünü çeken isimler olarak öne çıktı. Talha Özler’in geçen hafta gördüğü kırmızı kart cezasını çekip bu maçta ilk 11’deki yerini alması da savunmaya ekstra bir güç kattı.
Bu galibiyet, Eskişehirspor için geçen haftaki mağlubiyetin telafisi oldu ve taraftarın önünde alınan bu 3 puan, şampiyonluk yolundaki moral ve özgüveni pekiştirdi. Ancak unutulmamalıdır ki, bu ligde her maç farklı bir hikaye yazar ve rakibin hataları her zaman bu denli cömert olmayabilir. Önemli olan, bu galibiyetin getirdiği rahatlıkla birlikte, takımın oyun içindeki eksiklerini görüp üzerine koyabilmesidir.
Peki, Eskişehirspor, bu galibiyetin getirdiği rehavet tuzağına düşmeden, rakiplerinin hatalarından ders çıkararak kendi oyununu ne kadar geliştirebilecek? İşte şampiyonluk yolculuğunun asıl sınavı bu sorunun cevabında gizli.
